cumhuriyet bayramı
29 Ekim sabahı heyecanla uyandık. İlk tören okulda olacak Irmak'ı da servis saat 10 da evden alacaktı. Biz de daha sonra yola çıkıp 11 de Turizm Uygulama Oteli'nde olacaktık. Ancak saat 10 da servis hala gelmeyince Levent serivisi aradı ve servisin diğer öğrenciler gelmediği için Irmak'ın da gelmeyeceğini düşündüğünü bu nedenle de gelmeyeceğini öğrendik. Ne kadar sinirlendiğimizi anlatmama imkan yok. Tabi iki ayağımız bir papuca girerek jet hızı ile hazırlanıp yola çıktık. Neyse ki zamanından önce okuldaydık. Önce okuldaki kısa bayrak törenini izledik. Törenden sonra çocuklar servislerle, biz de arabamızda otele doğru giderken karnıma giren bir sancı ile bütün tüylerim diken diken oldu. Bağırsaklarım çok kötü durumdaydı, derhal tuvalete gitmem gerekiyordu. Allahtan kazasız belasız otelin tuvaletine attım kendimi, yolda rastladığım bir kaç kişiye de sonra görüşürüz diyerek. Bağırsaklarımın neden bu duruma geldiğini anlamadım gün içinde bir daha da böyle bir durumla karşılaşmadım.
Otelin lobisinde tören saatinin gelmesini beklerken Levent "Islak mendilin var mı?" diye sorarak yanıma geldi. Ne oldu dediğimde dışarıda ayağının tele takıldığını ve düştüğünü söyledi. Başını çarpmış. Aslında başından dolayı endişelensem de sesimi çıkarmadım.
Çok fazla inanmasam da galiba bize nazar deydi.
Cumhuriyet Bayramı töreni ile ilgili bazı veliler çok olumsuz olsa da Levent ve ben çok beğendik. Irmak'ın ne kadar büyüdüğünü ve başarılı bir çocuk belki de genç demem gerekiyor artık olduğunu gördük. En önemlisi de çok mutlu olması idi. Bu arada şiirde de 1. olup ödül aldı.
Törenden sonra önce kursa sonra da Çekmece'ye annemi almaya gittik. Bir Cumhuriyet Bayramı daha geçti. Pazartesi günü Irmak'ın sınavı olduğu için bu seneki yürüyüşe ne yazık ki katılamadık.

0 Comments:
Post a Comment
<< Home