2005 yılı tatilimiz
15/08/2005
Merhaba,
Bundan 3 sene önce çıktığımız 2 haftalık tatilde yaşadıklarımızı yazmış ve yakın arkadaşlarımla paylaşmıştım. Gelen olumlu eleştirilerden güç alarak bu yıl yaptığımız 10 günlük tatili de yazmaya karar verdim. İşte 10 günde yaşadıklarımız.
ADRASAN
İdil Otel : Önünün deniz olması artı özelliği ancak odaları için aynı şeyi söylemem mümkün değil. Bizim kaldığımız oda havasızdı. Banyosu da oldukça kötü. Duş teknesi olmadığı için duş alınca bütün banyo ıslanıyor. Kahvaltısı iyi sayılır. Biz oda kahvaltı kaldık ancak yarım pansiyon kalanlardan yemeklerin güzel olduğunu duydum.
Adem’in Yeri : 2 gece kaldığımız Adrasan’da yemeklerimizi burada yedik. Servis te balık ta çok güzeldi. Zeytinyağlılar konusunda biraz dikkatli olmak gerekiyor. Yemekten sonra mutlaka kahve isteyin. Kahvenin sunumu çok hoş. Ayrıca lokantanın konumu da çok güzel. Yanınız nehir, karşınız deniz. Akşam belirli bir saatten sonra büyük bir ördek ailesi nehirde gezintiye çıkıyorlar. Ayrıca nehirde kaplumbağalar da var. Güzel bir haber olarak hiç sivrisineğin olmadığını söyleyebilirim.
KAŞ
Otel Diva :Artık Kaş’ta 2. evimiz var diyebilirim. Her şey 1. sınıftı. Odalar, servis, yemekler, personel, ev sahibi, deniz … Otelin sahibi Hayriye ve Osman Manioğlu. İkisi de güler yüzlü sımsıcak insanlar. Hayriye Hanım her akşam masamıza kadar gelip bizimle sohpet etti. Biz 1 oda 1 salon bir apartta kaldık. Ancak diyorum ya 2. evimiz gibi oldu. Yerlerde özenle seçilmiş minik halılar, duvarlarda tablolar, mobilyalar kullanışlı, banyoda bir dolu askı ve dolap. Elinizde havlu ile banyoya girdiğinizde nereye koyacağım diye şaşırmıyorsunuz. Gelelim yemeklere . Ben dışarıda bu kadar lezzetli ve hoş sunumlu bir yemeği çok az yerde yedim. Personel ise muhteşemdi. Hepsi güler yüzlü, temiz giyimli , pırıl pırıl insanlardı. Bizi uğurlarken arkamızdan döktükleri suyu hiçbir zaman unutamayacağım.
Otel Kaş’ın Kumbağa Yarımadası’nda olduğu için denize girmek için biraz yürümek gerekiyor. Ancak denizi gördükten sonra yürüdüğünüz yola değdiğini görüyorsunuz. Deniz değil sanki akvaryum. Renk renk balıklarla hatta balık sürüleri ile yüzüyorsunuz.
www.divakas.com
Bodamya :Mevsim nedeni ile sıcaklık çok yüksek olduğu için günün en sıcak saatlerinde serin bir yerler ararken bulduk burayı. Yemekler çok güzel. Bahçesindeki çeşit çeşit hayvanların olması ise mekana ayrı bir özellik katıyor.
Çağlayan :Yine sıcaklardan kaçmak için bir yerler ararken kendimizi daha önce de gittiğimiz Gömbe Yaylası’nda bulduk. Yemek yemek için öğretmenin yeri Çağlayan’ı seçtik. Bahçenin çok bakımlı olmamasına rağmen yediklerimiz çok lezzetli idi. Biz balık, salata, karpuz, patlıcan kızartması yedik. Gelen hesap gayet makuldü.
SAKLIKENT
Kanyonu gezmeden önce ayağınıza mutlaka çok sağlam, suya dayanıklı bir sandalet giyin, aksi halde çok zorlanabilirsiniz.
TLOS (Yakapark) : Muhteşem anıt ağaçlar ve akarsu. Servis çok hızlı, alabalık ve salata oldukça lezzetli idi.
ÖLÜDENİZ
Delta Otel : Çalış Plajı’nda yenilenmiş hoş bir otel. Yadilatı İTÜ’lü 2 mimar tarafından yapılmış Biz suitte kaldık. Odaların renkleri ve mobilyalar çok hoştu. Banyo görüntü olarak çok hoş ancak kullanım olarak kötü idi. Lavabonun son yıllarda moda olan set üstü porselen olması ve setin cam olması görüntüde çok şıktı. Ancak elinizi yıkadığınız zaman sıçrayan sular cam set üzerinde iz yapıyor. Banyoda küvet vardı ancak duşa kabin cam ve yarımdı. Cam olması çok sorun değil ancak yarım olması duş alırken banyonun yerlerinin ıslanmasına neden oluyor. Kahvaltısı güzeldi biz pansiyon fiyatına kaldık ancak 2 kişilik oda fiyatı yüksekti.
Dalgıç Tahir’in Yeri : İşte yine gezerken tesadüfen bulduğumuz başka bir mekan. Bir gün Fethiye’yi keşfederken akşam en son Gemiler Limanına gittik. Dönüşte ise Kaya Köy’ün girişinde Dalgıç Tahir’in Yerinin tabelasını gördük. Karnımız çok aç olduğu için otele bile gitmeden deniz kıyafetleri ile burada yemek yemeğe karar verdik. Balıklar, salata, kızartmalar her şey çok güzeldi. En güzeli de yemeğin sonunda gelen hesaptı. Ayak üstü bir şeyler atıştırsak vereceğimiz fiyata tüm bu saydıklarımı yemiştik.

0 Comments:
Post a Comment
<< Home